13 Aralık 2013 Cuma

acı gerçeklik darbesi

selamlar

iş arkadaşlarımdan bahsetmiştim. malum hepsi gençler. en büyüğü ile aramıza 7 yaş var ki bu bile 35 i geçmez demek.

ama şöyle bir denk gelme yaşandı. bir ay içerisinde dört iş arkadaşımda baba oldu. demek kedilerde olduğu gibi bizimkilerin de zamanı var diye az düşünmedim. bunu yazmamdaki sebep ise elbetteki babalık kutlaması değil. bu gün yaşadıklarım.

iç anadoludan gelip hanımının işi sebebiyle buraya yerleşen bir arkadaşımın oğlu bugün doğdu. yakınları yetişememiş. ani bir şekilde doğum olması gerekiyormuş.- olayları çok bilmediğimden miş li kip kullanıyorum.- yalnız gitmesin dedim hastanede buluşaşalım demiştim önceden.

sabah sekiz de tüm ayazı suratımda hissederek hastaneye gittim gelen telefonun üzerine. saat on iki gibi kapı açıldı arkadaşımın ismi söylendi. ilk  kez baba olmanın heyacanı mı yoksa "olum şimdi napcaz biz ya" düşüncesinin korkusundan mı lap diye yığılıverdi garibim yere.

çocuğu bana verdiler.....

***

o an ! anlatamam. gri mavi arası bir çift göz bana bakıyor. eller sarıldığı bezin dışında kıpır kıpır. yeni doğmuş bi bebeğin buruşukluğu yok üzerinde gayet dinç. kollarımda tuttum öyle. sonsuza kadar da tutabilirdim. saç diplerimden ayak tırnaklarıma kadar çok enteresan bir hale büründüm." alıp bunu kaçsam" bile dedim içimden.

arkadaşımı bu sırada müşahade odasına almışlar serum takmışlar tansiyonu çok ani düşmüş. heyecandan muhtemelen.yemek de yememiş. hemşire çocuğu almak istedi ama babası görmedi daha dedim. " siz değil misiniz " dedi. "bensem bu gariban niye bayıldı" dedim sessizce ama duymuş ki sırıttı baya bi. ya da daha farklı bir şeydi bilemiyorum.

babasına uzattım." al bakalım aslan parçanı" dedim. sadece tuttu bir kaç damla yaş düştü gözünden. ne düşündü bilemedim.

bilmek de istemedim çıktım hemen. sonrası standarttır muhtemelen. ama şunu biliyorum ki ben baba olmak istedim. o an istedim yani. bir çocuğu baştan, mudahalesiz yetiştirmek, ufkunu açmak yükselmesi için basamak olmak istedim. bana baba desin, derdini anlatsın. gece bana masal anlattırsın korkunca yanıma gelsin. beraber yemek yapalım istedim. okul toplantılarına katılıp diğer velilere farklı elbiseler giydirelim zihnimizden bunu istedim. fikirlerimiz bile aynı paralellikte gitsin istedim.

ve hala istiyorum....

 ve bu isteğin acı gerçeği ile çetin bir çatışma içerisindeyim....

neredeyse imkansız gözükse de istiyorum. bir gün gerek bir beraberlikle gerek yalnız baba olmak istiyorum.

bakalım belki gelecekte belki vardır böyle bir süpriz. yalnız ebeveyn olunur ya da uygun bir partner ile bu karara varılır. bakalım neler gösterecek hayat.

görüşmek üzere ...

5 yorum:

  1. Bu güzel bi istek bence ama sırf bu "bencil" talep(ler) için kendi kimliğini maskeleyip evlenerek bu amacına ulaşanlar var ki bana göre içler acısı. Umarım bu durumda hissetmezsin ve umarım o güne kadar bize de bu hakkı verirler. Sonrası kader-kısmet. Hayırlısı diyebiliyorum bu tip durumlarda sadece.

    NOT: Sen bi de onu cırlarken gör :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle içler acısı bir durum nick lakin baba olmak önceleri korktuğum artık çok arzuladığım bir olgu kısmet bu şartlar altında tabii imkansız lakin imkansızın düşü olmadığından belki deyip umutlanıyoruz işte

      not a cevap: yerim ben onun cırlamasını :) sabah akşam pasta keki gibi elimde taşırım. hatta ev babasıbile olabilirim .

      Sil
  2. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Bende baba olmak istiyorum.Esim olursa evatlik almayi dusunuyorum.Ama esim onla cok benle az ilgilenirse kiskanirim ve hic iyi sonuclanmaz buda O.o

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben olsam benim sevdiğimle ilgilenen aslında benimle de ilgilenmiş gibidir derdim. sevsin çocuğumuzu. onu severken aslında beni seviyor ki o

      kandırmaca belki ama bence öyle. ama keşke olabilse keşke...

      Sil