din etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
din etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2013 Pazar

din olgumuz 2


Sevgili dostlar ;

 

Bir önceki paylaşımımızda din konusuna değinmiştik. Bir çoğumuzun dertli olduğunu düşündüğüm bu konuya devam edelim. Bu süre zarfında aklıma gelen ve kaleme aldığım diğer konularla alakalı birkaç yazımı da ilerleyen süre zarfında paylaşırın diye düşündüm.
 
Efendim şöyle bir özet  geçecek olursak birinci yazımızda  neler  yumurtlamışız hatırlama maksatlı olarak. Tüm dinlerin önce insan olmayı hedeflediğini ardından dinsel ritüeller arzu edildiğini vurgulamıştık.
 
İşin eşcinsel boyutunda ise bir yaratıcı olgusunu kabul etmeme eğilimi olduğunu küçük bir araştırma vesilesi ile müşahade etmiş olduk. Bunun sebeplerini ise kendimce iki ana başlık altında toplamıştık birincisi eşcinsellik olgusunun dinler üzerindeki algılamasının olumsuz olması diğeri ise var olan mevcut farklılığı daha da belirgin hale getirmek adına hali hazırdaki değerlerinde bir kısmını yok sayma  demiştik.
 
Bu yazımızda ortaya attığım bu iki savı biraz daha açmak istiyorum. En rahat konuşabileceğim din olan İslam dininden konuyu devam ettirmek istiyorum. Diğer dinlere mensup dostların ekleme yapmaları beni çok mutlu eder. Bunu da belirtmeden geçemedim.
 

 Efendim malumunuz İslami öğeler içerisinde eşcinsel olgulara çok rastlanılmaz. Tek bilinen tarihsel olay Hz. Lut (a s ) ın kıssasıdır. Ama bundan önce Kuran ın işleyişi hakkında bir küçük hatırlatma yapmanın yerli olacağını düşünüyorum. Ben Kuran nın çok katmanlı bir yapıya sahip olduğuna inanıyorum. Nasıl bir anayasanın uygulanabilir açıklaması şerhleri için binlerce tüzük genelgeye ihtiyacımız varsa Kuran ın da bu tip bir açıklamalar bütününe ihtiyacı vardır sanıyorum. Kuran da lut kavmi için “onlar kadınları bırakıp erkeklere yöneldiler” ibaresi mevcuttur.  Ben kendi adıma konuştuğumda bu halkaya girdiğimi söyleyemem. Hiçbir zaman kadınlara cinsel anlamda ilgi duymadım ki kadınları bırakıp erkeklere meyil edeyim. Demek ki bizler tarifi geçen kavme benzemiyoruz. Dolayısıyla da verilen hükümler bizleri tam olarak bağlamıyor. Bir çok eşcinsel  size bu hadisenin çok farklı yönünü anlatıp “biz  lut kavminden farklıyız” diyebilir. Lakin ben bu cevabı bulduğumda ancak kendimi tatmin olmuş hissettim o sebeple de sadece bu misali aktardım.

Bu kıssadan hareket ile diyebiliriz ki gerekli insani şartları sağladığımız sürece hiçbir din bizi eşcinsel olduğumuz için kapı dışarı etmez edemez bu dinin temel olgusuna terstir. İslam da çock doğuştan masumdur. Demek ki doğumdan gelen eşcinsel vakalar da masumdur. Masumiyeti öldüren bizim insanlık dışı olarak da tarif edebileceğimiz edep çizgisinden uzak fiillerimiz davranışlarımızdır. Aynı durum hristiyanlık için de geçerlidir. Tüm günahlarından arındırılan –vaftiz edilen- yeni doğan artık günahsızdır. Var olan eşcinsel duyguların günah olmadığı sonucu aşikardır.  Tekrar etmek istiyorum bizleri hem din hem toplum için çekilmez kılan bizim bahsi geçen çizgiden uzaklaşmamızdır kanaatindeyim.- ki bir çok alim lut kavminin de helak sebebini bu tür bir ahlaksızlığa bağlamıştır- 

İkinci  sebep olarak gördüğüm  herhangi bir dine ya da – daha spesifik bir ifadeyle yaşanan toplumdaki dine-  dahil olmama durumunu ise farklılığı vurgulama isteği olarak görüyorum. Bilinen bir moda gerçeği vardır ki eğer kapatılamayan bir vücut kusuruna sahipsek ilgiyi başka yöne çekecek argümanlar kullanmamız gerekir. kumaş desenleri kesimler dekolteler, aksesuarlar makyaj  misal verilebilir. Ya da  benzer argümanları var olan en güvenilir öğemizde  de–göz bacak gibi- kullanırız ki dikkat çekici olsun   Aynı durumu bu tip bir psikoloji içinde söyleyebiliriz. Burada iki farklı durumla dine ve ya toplumun genelinden farklı bir dine ait olma olgusunun varlığını ispatlayabiliriz. Biri eşcinselliğini sevmeyen biri kendini bu konuda gizleyebilir lakin farklı olduğunu göstermek için genel din olgusuna karşı çıkabilir. – direk din olgusuna geçişimin sebebi türk toplumu olarak önem sıramızda din olabildiğince ön plandadır. Böylesine öncelikli bir kavramda farklı duruş sergilemek olabildiğince dikkat çekici olacaktır- ya da eşcinselliği ile gurur duyan biri din ile arasına koyduğu mesafe ile farklılığını daha da belirgin hale getirmiş olur.
 
Efendim uzuuuun bir yazı oldu. Tekrar ikiye bölmek istemedim. - ama sanırım ekelemek istediğim onlarca şey var bu konuyu ilerde tekrar tartışabiliriz.- Bu sebeple affınıza sığınıyorum ve mutlaka olumlu veya olumsuz tüm eleştirilerinizi bekliyorum. Çünkü  çok geniş bir çalışma sahası olan bir konu mutlaka hata olmuş olabilir.

15 Mart 2013 Cuma

din olgumuz 1


Merhabalar değerli dostlar

 

Bugün sizlerle din konusunda muhabbet etmek istedi canım. Nedir ne değildir hepimiz biliyoruz aslında dini Arapça kökenli olan kelime örf adet gibi terim anlamlara sahip. Aynı dil ailesine mensup diğer dillerde ise hüküm, ceza veya mükafat, itaat gibi kavramları da içeriyor.- aremce İbranice gibi- Sözlüğümde ise ilahi olduğuna inanlına ritüeller bütünü şeklinde özetlenecek uzun bir metinle açıklanmış. Ayrıntılarla boğmadan asıl hasbihal konusuna dönmek istiyorum.

 

Daha önce özellikle sevgili semi nin yorumları aracılığı ile din konusu hakkında birkaç fikrimi beyan etmiştim. Asıl olanın evrensel değerler olduğu buda hümanistik bir yaklaşımla elde edileceğini kabul ettiği  dillendirmiştim. Ki bu savımı bir çok dinin temel öğretileri de savunur. Musevilikteki 10 emir aslında hümanizmin neredeyse temelleriyle eş değerdedir. Zebur un güncel metinlerinde insancıl öğeler kendini hissettirir . hristiyanlıkta ise direk olarak okuduğum mezmunlarda  net ifadelere rastlamasam da –ki bu benim incili tam olarak okumayışımdan kaynaklanan bir sorun olabilir muhtemelen- ana fikir olarak benzer öğeler içerir. Örneğin şüphe filmindeki rahibenin suçu tespit etmek adına söylediği yalanlar için kullandığı veciz ifadeler senaryo da olsa isevliğin bir aynasıdır kanaatindeyim-  İslam çokça örneklerle bu konuyu günlük hayata işlemiştir. Budistlerin de Yahudiliğe benzeyen emirleri aslında önce insan demekte ardından belirli kıyafetler giydirmektedir.

 

Evet bu kadar tafsilatın ardından gelelim bu işin bize bakan yanına. Yaklaşık olarak 2 haftadır facebook üzerinden çeşitli araştırmalar yapıyorum. Samimi olduklarımla telefon aracılığı ile görüşüp fikirlerini almaya çalışıyorum. Din kelimesi onlar için ne ifade ediyor diye . sonuçlar gerçekten ilginç. Büyük bir çoğunluğu ataist olduğunu iddaa ediyor. Lakin bir yaratıcı kavramının olduğunu da zannediyorlar.-ifadeleri bu şekilde-  sihizm, (hakkında gerçekten araştırma yapmak istediğim bir din çokça karşıma çıkmaya başladı bu aralar ) Budizm, yogaizm ( ilk defa duydum ve ciddi olduğunu söyledi anlatır mısın dediğimde yogaistim ama misyoner değilim dedi orası da ayrı bir konu ) sayılan çeşitli dinler arasında  bir kısım arkadaşlar müslümanız elhamdülillah diyerek cevapladılar  sorumu peki islamın şartlarını hatırlatır mısınız dediğimde o kadar da şeraitçi değiliz yanıtını çok ironik bulduğumu söylemek istiyorum.

 

Mesele milletin ne dediği neye inandığı değil beni sonuçlar ilgilendiriyor. Herhangi bir küçümseme ya da alaya alma iması gütmediğimi eğer öyle bir anlam çıkıyorsa yazdıklarımdan üslup hatalarıma verilmesini rica ediyorum.
 
 Bu cevapları değerlendirdiğimde tanrı tanımamanın başlıca iki sebebinin olduğunu hissettim. Biri eşcinsel olmuş olmanın dini yaptırımları ki çoğunluğu aynı soruyu bana sorduklarında müslümanım cevabını verdiğimde “ ayy o din lutun kavmini yerle bir etmiş diyorlar doğru mu “ bazında sorulara muhattab oldum . o konu çok yorum isteyen bir konu günümüzde bir çok alimin fetva veremeyeceği derinlikte bir husus. Ama kolaylaştırın zorlaştırmayın diyen bir din sanırım bu konuda da bir orta yol bulacaktır diye düşünüyorum. Diğer sebep ise marjinal olmanın doğal sonucu olan genel toplum yapısına külli bir ters düşüm arzusu mantıksız diyebilirsiniz ama ben şöyle bir fonksiyon kurdum kendim. Toplumdan farklı olan birey bu farklılığı daha da belirgin hale getirmek adına gereğinden fazla toplumsal argümana muhalefetlik ediyor. Bu olgulardan biri de din.

 

Efendim bu yazımıza önümüzdeki sefer biraz daha değinmek istiyorum kaldığımız yerden. Daha fazla gözlerinizi ağrıtmadan iyi zaman dilimleri diliyorum.

Görüşmek üzere efendim.