10 Ocak 2013 Perşembe

derin sorunsal

evet efendim yeni bir yazı ile daha selamlar edip büyükler küçükler faslını geçip hoop konuya geçiyorum
aşk ve dostluk kavramlarıyla ilgili çeşitli araştırmalar yaptım. az biraz toplum taraması biraz telefon görüşmesi ve ürünlerine , varlığına sağgı duyduğum zekalarla beyin fırtınası yaptım.sonra derle topla derken buyrun aşağıdaki gibi oldu herşey.
aşk ve dostluk birbirlerine çıkan iki çıkmaz sokak aslında. ben uzun zamandan beri aşkı çok yoğun bir paylaşım olarak görmüştüm hala da öyle görüyorum. aşk öyle bir paylaşımdır ki herşeyini paylaşırsın. içini dışını herşeyi. dostluk  duygu merdiveninin basamaklarında aştan bir hamle daha önce geliyor. sevgili o gay "dostun aşkın olmayabilir ama aşkın aslında en yakın dostundur" mealinde bir açıklaması olmuştu ki, daha öncesinde farklı tepkilere maruz kalan ben bu sözleri duyunca az sevinmedim.

ciddi bir kısım da var ki dostluk ve aşk duygularının farklı kaynaklardan oluşan mahsüller olduğuna inanıyor,  aşk ve dostluk birbirine yakın fakat farklı ailelere ait iki arkadaş sistemiyle hareket ediyorlar. bu sistemi çözmem gerektiğine karar verip çeşitli irdlemelerde bulundum. sonuç kültürde saklı
dosta asla aşkla bakılamayan bir görenek üzere yetiştiriliyoruz. yıllarca kanka olan kızlı erkekli ya da erkekli erkeli veya kızlı kızlı  gruplar birbirlerine olan hislerini çok uzun yıllar sonra açıyor. iyi birşey mi tartışılır.  ama günümüzde bu kadar zor bulunası birşey olan aşk daha alt bir duygu adına nasıl terk edilebilir ki
hamurun fazla su çektiğinin farkındayım bu nedenle çok daha üstelemeden sizlere bırakıyorum devamını.
ne fark görüyorsunuz bu iki kavram hakkında gerçekten meraktayım.
aşkınız bol olsun efendim

7 Ocak 2013 Pazartesi

potansiyel güç

Murathan Mungan ı bilirsiniz. Edebiyatın bizcesinden bukatler de sıkıştırır eserlerine. kendini anlatır ya da kendi gibileri Eldivenler , Hikayeler adlı eserini epey bir zaman önce okumuştum- zaten bir solukta bitiveren birşey- ama orda karşılaştığım bir hikayanin ben,m üzerinde değişik anlamlar ifade edeceğini hiç düşünmemiştim ...

"ansızın her şey" adlı öyküsünde Mungan fiziksel sebeplerden ötürü erkek cazibesini geç farkeden bi  delikanlının bu güc nasıl bir silah olarah kullandığından bahseder.-ya da ben öyle anladım yanıldıysam Murat Bey in affına sığınıyorum-

kontrol altına alınmamaış ve olur olmaz heryerde kullanılmaya hazır bir yıkıcı güç arkek cazibesi...
böyle bir gücümün olduğunun yeni farkına vardım. gerçekten çok tehlikeli oldduğuna karar verdim . yanılıp yanılmadığımı anlamak için olayı bir de sizlere anlatmak istiyorum

havaalanında check in işlemleri sırasında ağzının içine düşücekmiş atmosferi yaratan bayan görevlilerden oldum olası gıcık kapmışımdır. -erkek oldumu muhtemelen aynı duyguyu memrlar yaşıyor ama karıştırmayalım orayı :) - 
izmir den kalkan uçağıma yetişmek için valizimi nasıl doldurduğumu bilmiyorum 4 kilo bi fazlalı olduğunu havaalanında öğrendim. gayri ihtiyari ödemem gereken ücreti yanımdaki nakiti kredi kartımdaki limiti düşünürken birden görevli bayanla göz göze geldim ve şimşekler şimşekler
üstde bahsettiğim hikaye zihnime hücum etti. nasılsa bu ücret ödenecek denemekten ne kaybederim ki deyip bayana karşı olan psikolojik hareketımı başlattım.
ses tonumdaki değişikliğe kendim bile inanamadım ama işe yaradı. ilk defa bir bayana kur yaptım ve tuttu .
hem ne tutmak ekstra bagaj ücreti almadan milletin üçer üçer oturdu uçakta -en arkada olsa da -tek başına seyehat. defalaece gidip geldiğim yolun en keyiflisiydi. :)
hadi canım bukadar da tesadüf olmaz deyip bir kaç kere daha denedim ve sonuç mükemmel...
evet bu silahı yeni keşfetmiş biri olarak ilk başta keyif alsam da şu an "tehlikenin farkında mısın " çanları kulaklarımda çalıyor.
dur demeli miyim ki ....

3 Ocak 2013 Perşembe

diziler

ahh dizler...modern zamanın arkası yarınları 60lar 80ler arası dünyaya gelseydim kesinlikle hippi olacağımı anneme anlatırken 80 lerde doğsaydım kesinlikle radyo tiyatrosu bağımlısı olurdum söylemini geliştirdim neyseki modern zaman genciyim ve -yerli dizilerin uzunluğu ve boşluğundan mütevellit- yabancı dizi mübdelasıyım. -evet sigara alkol ve kumarım yoktur ama dizi bağımlılığımı itiraf etmek durumundayım :) - 
sadece son dönem dizilerini yazsak ciddi bi yer dolduracağından ben bizce dizilerden bahsetmek istiyorum. -ya da cümleyi daha hoş bi hale getirip benim keşfettiğim bizce diziler-

queer as folk

değişimin öncüsü buram buram eşcinsellik kokan bu diziyi çağımız genç eşcinsellerine önermiyorum  filmin görüntü kalitesinden tutun da oyuncuların giydiği elbiseler yapılan şakalar aşağı yukarı 12 13 sene evveline dayanıyor
ayrıca -ki herkes bu söylediklerime katılmak durunda değil- eşcinselleri genel olarak "kafalarının" dikine giden cinsellik odaklı insanlar olarak işlemiş. aynı dönemdeki lezbiyen temalı the L word bile lezbiyen dünyasının duygularını vermede kısmen daha başarılı

hazır yeri gelmişken cinselliğin önemli olduğunu ama genelin içinde sadece bir parça olduğunu savunuyorum ve parçada takılı kalmak bütünün güzelliğindan mahrum kalmayı sonuçlar. ama cinsellik parçası eksik bir bütünde o güzelliğini asla tamamlayamayacaktır savıyla oturup kalkıyorum

the new normal

ve gelelim günümüz eşcinsel temalı dizisine . bu iki dizi arasındaki süreçte bir çok dizide arka planda eşcinsellik konu edildi ediliyor  modern family, glee, six feet under, gibi dizimiz gayet hoş şu an nole tatilinde ilk sezonunun 11 bölümü yayınlandı altyazıları da mevcut bi kuple diziden bahsedersek david ve bryan eşcinsel sevimli çifttimiz çocuk sahibi olmaya karar veriyorlar ve alsana eğlence
kişilere gelirsek  hepsi kendine münhasır şahsiyetler eşcinsel dizisi gibi görünse de bence kesinlikle bir amerika dizisi ryan murphy elinden çıktığı bariz olarak belli bu arada bry glee project deki dans tasarımcısını andırmıyor mu ?
dizinin kahramanı bence shania
david candır bryan az tuzlu fasülye turşusu yerken yakar olmadı mı aratıtırır kendini. jane rocky clay süper yan roller hele clay adam tam bir ironi ... sarışınlara karşı bi ön yargım olduğundan esas kızımız hakkında yorumdan çekiniyorum :)
izleyin
altyazılara ulaşmak isterseniz lütfen burdan buyrun

1 Ocak 2013 Salı

takvim takıntısı

selamlar
takvimler biraz daha ağırlaştı bu gece. eee kolay değil koca bir yıl oturdu üzerine. duvara asıpta hergece günün getirdiklerinin hırsını alırcasına tek seferde kopardığımız takvimlerimiz varsa çivilerini sağlamlaştırın derim. odamdaki duvara astığım tek aksesuar olan duvar takviminin yapraklarını gerçeketen çok seviyorum. ağaç canlanıyor gözümde tek fark tüm yıl yaprak dökmesi yeni bir tür olması muhtemel
yahu takvim takvim git her kurumun kendine ait bol yapraklı bi takvimi vardır istediğini al bize ne  diyebilirsiniz. haklısınız. geçen bir banka promosyon olarak takvim dağıtıyordu. üzerinde her mevsimden bir ağaç. sanırım dedim tasarım uzmanı da ağaç olarak görüyor takvimleri... ve herkes de böyle bir şablon oluşturuyor.
takvimin benim için önemi büyük. çünkü anneme eşcinsel olduğumu anlattığım gün odamdaki ilk bizce armayıda bu takvime kazımıştım -renkli kalemelerle çiziktiriverdiğim gökkuşağı-
olabildiğince tekil renkleri seven benin böyle radikal bir renklenmeye gitmesi elbette tonla soruya sebep oldu ama 2 yıldır her gece ona bakıyorum her yağmurda  her resimde  her ışık kırılımında kendi gibi  olanları hatırlayan milyonlarca insan var olduğunu hissediyorum  yatağa girince bir nevi yalnızlıktan sıyrılmış oluyorum sarı üstümü örtüyor mor suyumu baş ucuma bırakıyor lacivert kendinden beklenmeyecek bir ses tonuyla -ninnimsi bir ses - masallar okuyor. yeşil alnıma iyi geceler öpücüğü konduruyor mavi okuma lambamı kapatıyor.
tek kişilik yatakta 8 kişi yatıyoruz anlıyacağınız -kırmızıyla turuncu biraz erkenci olduklarından benden önce uyuyorlar bir de kırmızı fena horluyor - bu bana güç verdi veriyor vereceğinden de eminim
çünkü yalnız değiliz yalnız olmayanın tüm eksikleri tükenir yeter ki zaman rüzgarına karşı ayakta kalabilsin
dip not: gökkuşağından haz etmeyenler daha farklı yollar bulabilir mesela dün gece 00:11 herhangi bir sebepten ötürü cnbc e yi izlemeyen dostlar buldujları ilk fırsatta biscolata reklemını izlediler izleyecekler :)


daha dip not: o brunoyu bi bulsam ben ...
hepinize huzurlu yıllar dostlar ....