14 Ağustos 2013 Çarşamba

izlenimler

evet dostlar bahsettiğim istanbul gezisine bugün başladım.

gezdik dolaştık arkadaşımla daha önce yapmadığım şeyler yaptık. ayasofyayı değil etrafını gezdik. sultanahmet  ve ayasofyanın arasında ki meydanın ayasofya arkasındaki sokağa bayıldım. bu ispanya kraliçesinin konakladığı otellerin önünden geçen sokağı kastediyorum.

sonra gece 12 yi geçtiğinde kadıköy kadife sokağına gittik. alkol kullanmıyorum. ama o sokakda kendimi çok rahat hissettim. çıplak gezsem hiç kimse dönüp bana bakmazdı bile. sebep nedendir bilmem. çok mu içmişlerdi, yoksa çok mu vurdumduymazdılar.

bugün gezerken ne kadar boyun sevdalısı olduğumu yeniden keşfetmekle beraber, dövmenin üzerimdeki etkisini hayretle izledim.- hele böyle gömleğin yakasından yarısı görünen yarısı görünmeyen dövmeye sahipler yok mu? -


ve son tespit. istanbulu çok gezmiştim. heteroseksüel arkadaşlarımla, sevgilimle, ailemle. ama hiç biri eşcinsel bir arkadaşlar gezmek kadar zevkli değildi. mutlaka deneyin. metrobüse adam kesmek için binin. birbirinize eleman beğenin. tanımadığınız adamın peşinden gidelim diye yolunuzu kaybedin. kültürel gezmeden daha mı güzel oldu ne :)

bir de bir gün resimdeki karakterlerden biri ben olsam :) çok mu şey istemiş oluyorum acaba .kesinlikle çok şey ama ne bileyim belki olur dimi ama

sağlıcakla dostlar

9 Ağustos 2013 Cuma

istisnai bayram

can dostlar selemlar

bayramınız en güzel şekilde devam ediyordur umarım. ilk gün açısından hayatımda geçirdiğin en enteresan bayram oldu  diyebilirim. hemen anlatmaya başlıyorum.

öğrencilerimden birisi "......bayramın kutlu ola...... " şeklinde bi mesajın sonuna hocam size bi bayram hediyesi yolluyabilirmiyim dedi." yolla bakalım aslanım" cevabına karşılık bi zeka sorusu geldi.

hemen oraya deyineyim yeri gelmişken. dayanamam ben zeka sorularına illa o cevaplanacak.huyumu da biliyor kereta. yaptı yapacağını.

neyse soru "sadece iki tane dokuz kullanarak nasıl on elde ederiz". al. onca mesele yetmedi. kahveydi, ttlıydı, hoşgeldindi, beş gittindi, bir de soru. gece saat üç buçuk gibi çözdüm. ama çözünceye kadar. logaritmalardan tutun da tam değer fonksiyonlarına, özel tanımlı serilere kadar her yolu denedim. hatta bi ara üniversite kitabımı elime alıp acaba "riemann integralinden" çıkar mı dediğim bile oldu.

sonra bir jeton gördüm sandım ilerden. bu çocuk integrali bile duymamıştı. nerden duysun riemann ı. aldım tekrar sayıları bu sefer sayıları şekil olarak birleştirip on elde etmeye çalıştım. ordan da çıkmadı. sonra orta okul müfredatında bunlar ne görüyor deyince ilerde gördüğüm jetonlar sağanak sağanak yağmaya başladı.

evet buldum sonun da. ama başka bir şey de keşfettim.elimizdeki sorunlar çok basit biz sadece büyük olmasını çözülemez olmasını arzu ediyoruz. böylelikle daha değerli olacağız belki.

eşcinsellik ile alakalı  sorunlarımız da aynı. cevap önümüzde ama hep karşıya bakmak renkleri görerek kör ediyor bizi. cevap aması oluyoruz.

en nihayetinde doğru bulduğuma iyice ikna olmak için aynı soruyu google teyze ye de sorayım dedim. cevapların 0,29 saniyede oluşturulması azıcık ağrıma gitse de doğru sonuca ulaşmanın rahatlığı ile gece uykuma dalabildim.

önümüzdeki cevapları kaçırarak mutsuz olamamk dileği ile dostlar

not: cevap dokuz virgül dokuz devirli.

7 Ağustos 2013 Çarşamba

bayram postası

      efendim
      kimilerimizce şeker kimilerimizce ramazan bilmem ki diğer dinlerin bir bayramına denk geliyor muyuz bu sefer - keşke denk gelse hep- eğer geliyorsa onlarında o bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.

      kan akmayan, empati, anlayış, hoşgörü yüklü, az kalorili- lütfen her gittiğim yerde baklavaydı, kalburabatıydı, gözünüzü seveyim yaz bakın süt var un var şeker var. yapıverin bi muhallebi- bir bayram diliyorum.

       bayramda keyifle dinlemeniz, hayranlıkla izlemeniz dileğiyle...

       not: "ımtırakçım neden isponyol takıntın var" diyen arkadaşlara gelsin.:)


5 Ağustos 2013 Pazartesi

alıntılar

"(Eşcinsellik, Kafdağının arkası.Herkes için böyle bu.Herkes bu konuda pek rastgele fikirlere sahip.Hatta bütün bildikleri batıl itikad düzeyinde.Ya bizler? bizler ne kadarını biliyoruz kendimizin? Hiç kimsenin yaşamadan bilemeyeceği bu gizli memleketin bizler ne kadar yerlisi sayılırız ki?)"


***

"(Bir cenneti ararken, bir cenneti yitirdim.Artık masum değilim.Değiliz.Hiç kimse...)"

***

murathan mungan ın "Son İstanbul" kitabınının 89 basımından alıntılar efendim.

gelde soru sorma kendine yine